Muay Thai Tarihçesi

Muay Thai (Tayland Dövüşü) sporunun ve Tayland’ın tarihi ne yazık ki pek fazla bilinmemektedir. Bunun nedeni Burmalı’lar Ayyuthayaları yendiğinde, Tay tarihi arşivleri de kaybolmuştu (Tayland’ın tarihçesi kısmında değinilecek). Onlarla birlikte Muay Thai’in ilk tarihi bilgileri de kayboldu.

Şu ana kadar bilinenler Burmalıların, Kamboçya’ların kaynaklarından, ilk Avrupalı gezginlerin ve Lanna Krallığının – Chian Mai’nin günlüklerinden gelmektedir.

Bütün bu kaynakların hepsinde ortak olan bir nokta vardır ki o da, Muay Thai’ın yakın dövüş savaş mücadelesi olarak başlamış olduğudur.

Muay Thai’ın tam olarak nereden geldiği, kökeni belli değildir ve hakkında ortaya atılan teoriler birçok sefer birbirleriyle çelişirler. Ancak iki ana teori vardır.

Birinci teoriye göre, bu sanat Çin’den güneye doğru inen Tay insanları tarafından geliştirilmiştir, toprak mücadelesi için icat etmişlerdir. Diğer teori ise Tay insanları zaten hep Tayland bölgesindeydi ve Muay Thai; toprağı, insanları savunmak ve her zaman var olan saldırı tehditlerine karşı geliştirilmiş şeklindedir.

İkinci teori tartışmalı olmasına rağmen akademik geçmişe ve arkeolojik kanıtlara da sahiptir. Ancak Muay Thai’ın başlangıcından beri Tay kültürünün en önemli parçası olduğu bilinen bir gerçektir. Tayland’da da sporların kralı olarak adlandırılmaktadır.

Eski zamanlarda, milli meseleler dahi Muay Thai yarışmalarıyla belirlenirdi.

Muay Thai’a spor olarak ve savaş alanı yeteneği olarak, ilginin en çok arttığı ilk dönem 1584 yılında Kral Naresuan yönetiminde Ayyuthaya döneminde olmuştur. Bu dönemde her asker Kral’ın çalıştığı gibi Muay Thai çalışırdı. Tabi ki yavaş bir şekilde Muay Thai Chupasart kökeninden uzaklaşmış ve yeni dövüş teknikleri gelişmiştir.

Bu sanattaki değişim diğer Kral; Prachao Sua (Kaplan Kral) döneminde de devam etmiştir. Kendisi Muay Thai sporunu çok severdi ve birçok kere kılık değiştirerek köy yarışmalarına katılır ve yerel şampiyonları dahi yenerdi. Kaplan Kral egemenliğinde ülke barış içindeydi. Bu nedenle Kral; orduyu meşgul tutmak, dinç tutmak için Muay Thai çalışmalarını emretmişti. Bu spora ilgi zaten yüksekti ama artık daha da artmıştı.

Muay Thai geçmiş zaman insanlarının, ordunun ve kralların en beğendiği spor olmuştu. Tarihi kaynaklara göre o dönemde farklı kesimlerden insanlar idman kamplarında toplanırdı. Zengin, fakir, genç ve yaşlı… Herkes biraz hareket isterdi. Her köy kendi ödüllü dövüşlerini yapardı ve kendi şampiyonları vardı. Her gösteri yerel gurur yarışması olduğu gibi bahis yarışması da olurdu. Bahis geleneği bu sporla beraber halen daha sürdürülmektedir ve bugün büyük bahisler  oynanmaktadır.

Muay Thai diğer sporlar gibi her zaman meşhurdu, ancak ilginin daha fazla olduğu zamanlar da vardı. Mesela Kral 5. Rama hükümdarlığında, birçok maç kralın davetiyle yapılırdı. Bu dövüşçüler kral tarafından askeri unvanlarla ödüllendirilirlerdi. Bugün, Chaiya’dan Muen Muay Mee’ye veya Lopburi’den Muen Muay Man Mudh’a gibi bu unvanlar, aslında tercüme edilemezler. Bu kelimelerin anlamı ‘’Boksun Ustası’’ gibi bir anlam taşımaktadır. Zamanında bunlar en büyük ödüller ve saygı duyulan unvanlardı.

Kral 5. Rama döneminde antrenman kampları kurulmuştur. Bu kamplarda Kralın emrindeki gözlemciler yetenekli ve potansiyel dövüşçüler buldular. Büyük ödüllere ve onurlandırmalara sahip büyük maçlar düzenlendi. Bu gösteriler birçok insanı şimdi Bangkok Dövüş arenalarında heyecanlandırdığı gibi o zaman da heyecanlandırdı.

O zamanlar dövüşler bizim bugünkü anlamıyla bildiğimiz ringlerde yapılmazdı, bu durum Muay Thai için aslında bir yeniliktir. Eskiden herhangi bir uygun büyüklükteki boş alanlar kullanılırdı: avlu, köy meydanı gibi. Kral 6. Rama dönemine kadar bu böyle devam etti sonra iplerle çevrelenmiş standart ringler kullanılmaya başlandı ve zaman tutulmaya başlandı. Bu dönemden önce, zaman delinmiş Hindistan cevizi kabuğundan yapılmış botun su da dalgalanmasına göre tutulurdu. Hindistan ceviz parçası battığında, turun bittiğini işaret eden davul sesi verilirdi.

Görüldüğü gibi Muay Thai insanlar için askeri dövüş tarzı olması gibi aynı zamanda bir spor dalı olmuştur. Özellikle altın çağlarında kral ve tebaasıyla birlikte çalışılmış ve uygulanmıştır. Tayland’da 1920’lere kadar okullarda müfredat içerisinde olan bu spor, sakatlanma oranının artmasıyla müfredattan çıkartılmıştır. Ancak insanlar salonlarda ve dövüş kulüplerinde bugün olduğu gibi çalışmaya devam etmişlerdir.

Asırlar boyunca ordu Muay Thai’i geliştirmiştir. Askerler orduda oldukları müddetçe bu sporu ve tekniklerini hep çalıştılar. Ordu için bu her zaman yakın dövüş yeteneği, savaş alanlarının dövüş sanatı olmuştur. Bir Tay askeri elleriyle dövüştüğünde Muay Thai tekniğini kullanır. Tabi ki bunu erkek ya da kadın bütün Taylandlı insanlar da yapar. Onu izlemek, öğrenmek, kopyalamak Tay çocukluğunun bir parçasıdır. Bu her zaman böyle olmuştur.

Tayland insanları her zaman bu sporu izledi, uyguladı ve savaş alanlarından ringlere taşıdılar. Bunu kralla birlikte başardılar. Kaplan Kral bu dönüşümü sağlayan ilk kişilerdendi, ama bunu yaparken sadece dövüş stilini değiştirmedi aynı zamanda kullanılan aletleri de değiştirdi.

Kaplan Kral zamanında eller ve dirsekler at kılı ile bağlanıyordu. Bu iki amaca hizmet ediyordu: dövüşçüyü korumak ve rakibe daha fazla acı vermek. Sonra, bunlar kenevir ipiyle ve kolalanmış pamuk telleriyle yer değiştirdi. Belli maçlar için ve dövüşçülerin anlaşmasıyla, buzlu cam yapıştırıcıyla karıştırılıp bant üzerinde dağıtılıp maç yapıldığı da oluyordu.

Bu sporun geçirdiği değişimler radikal değişimden çok kullanılan malzemedeki değişimlerdi. Mesela, Tay dövüşçüleri her zaman kasık koruyucu giyinmişlerdir. 1930’lara kadar kasıklara tekme ya da diz tamamen yasaldı. İlk zamanlarda, bu koruma ağaç kabuğundan veya deniz kabuğundan yapılırdı. Bu kıyafetle bacak arasına, bel çevresinden bağlanacak şekilde kasıklara yerleştirilirdi.

Kasık koruması daha sonra yastık şeklini alan üçgen şeklinde, kırmızı veya mavi olarak, belin çevresinde bacakların arasından geçirilerek bağlanırdı.

Daha sonra Malezya’ya giden bir dövüşçü Tayland’a yeni bir fikirle döndü. Bu fikir deniz kabuğu fikrine çok benziyordu ve o günden beri Muay Thai dövüşçüleri bunu kullandı.

Tayland’da, 1930’lar bu spor dalında en büyük değişimin olduğu yıllardır. Bir sisteme bağlandı ve bugünün kuralları ve uygulamaları tanıtıldı. Elleri ve kolları iplerle bağlamak yasaklandı ve yerini eldivenler aldı.

Bu yenilik uluslar arası dövüşlerde Muay Thai dövüşçülerinin yükselen başarılarıyla karşılık buldu.

Eldivenlerin kullanımıyla ardından ağırlıklarına göre sınıflandırmalar uluslar arası boks birimlerine göre yapıldı. Ancak bunlar ve diğer yenilikler, 5 turlu dövüşler gibi, dövüşçülerin kullandığı bazı tekniklerin kaybolmasına neden oldu.

Ağırlık sınıflandırılmalarından önce, bir dövüşçü boyu ve kilosu ne olursa olsun herkesle dövüşürdü. Ancak, ağırlıklara göre dövüş şekliyle, dövüşçüler birbirlerine yakın rakiplerle dövüşçüler ve sadece bir şampiyon yerine her sınıfta farklı şampiyonlar çıktı.

Günümüzde Taylandlı birçok Muay Thai dövüşçüsü hafif sıkletlerde dövüşmektedir. Bu dövüşçülerin yüzde 70’i bu sıkletlerde dövüşür. Orta sıklet ve yarı orta sıklet dövüşçüleri de vardır ama onlar çok değildir ve ağır sıkletlerde ise çok az vardır.

Derme çatma dövüş alanları yerine, stadyumların yapılması İkinci Dünya Savaşından önce 7. Rama döneminde başlamıştır. Savaş boyunca, adım adım kayboldular ancak savaşın hemen bitiminden sonra tekrar canlanmaya başladılar. Muay Thai cazibesini hiç kaybetmedi. Ülkenin iç kesimlerinden dövüşçüler tekrardan ün ve servete kavuşmak için Bangkok’a geldiler.

Zaferler Rajdamnern ve Lumpinee gibi stadyumlarda izlenebiliyordu. Sonraları yerini renkli televizyonlar aldı. Tayland’ın Kanal 7’si 20 yıldan uzun zamandır maçları renkli olarak göstermektedir. Bugün bütün 4 Tayland kanalı milyonlarca Muay Thai hayranına Tayland’daki maçları ücretsiz olarak canlı yayınla göstermektedir.

Savaş sanatı artık meşhur bir spor oldu. Kuralları kondu, belirlendi ve şimdi 3-5 tur olarak dövüşülüyor ve her biri tur 2 dakikalık toparlanma arası veriyor.

İkinci dünya savaşından önce eski zamana göre dövüşen kişiler bu tek biçim dövüş düzenlemesini ve sıklet sınıflandırılmasının bu sporu hatırladıkları şekilden değişik olduğunu söylüyorlar.

Eskiden önlerine gelen herkesle dövüşürlerdi. Her türlü oyunu bilirlerdi. Şu an ki dövüşçülerin hiçbir şekilde bilmedikleri saldırı ve teknikleri kullanırlardı. Ayrıca rakip düşene kadar dövüşürlerdi ara olmazdı.

Onlar da aslında haklılar. Muay Thai yıllar içinde değişti. Değişti ve savaş alanlarında öldürme tekniğini temel alan bu dövüş geleneği günümüze kadar ulaştı.

Ama tarihteki değişimlere rağmen, Muay Thai çekiciliğini hiçbir zaman kaybetmedi. Muay Thai halen daha ölümüne dövüş sanatıdır. Öyle bir sanattır ki Kung Fu’da, Karate’de, Tekvando’da ve kik-boks dövüşlerinde hep üstün gelmiştir. Diğer dövüş sanatlarını uygulayan dövüşçüler Tayland’da hep gitmişlerdir ve her seferinde kendilerini test etmişlerdir.

Muay Thai maçları Tayland’da en meşhur programlar arasında yer almaktadır. Bütün insanlar bu maçları takip ederler, canlı maç olduğundan şehir neredeyse bomboş kalır.

Tabi ki Muay Thai; Tayland dışında da artarak ün kazanmaya devam etmektedir. Amerika’dan, Avustralya’dan, Japonya’dan, Avrupa’dan  ve dünyanın birçok ülkesinden sporcuları vardır.

Muay Thai umarız ki, daha fazla tanınacak ve uluslar arası üne kazanacaktır.

World Muay Thai Council


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: